Bu, inaniştan farkli bir olgu. Bu kelimenin anlatabilecegi kadariyla BİLİŞ. Kaynaktan gelen ve Saf algiyla algilanabilen saf bilgi. Sevgi-de kaldiginizda ve yanina zahmetsiz olan dusuncesizligi katabildiginizde tam su-an in hiziyla akisa girersiniz. Akista sizlerin mucize dedigi sey aslinda olağandir. Hersey ol-an dir. Burada mucize yoktur. Bizlerin mucize diye gozunde buyuttugu kavramlar vardir. Cunku bizler zaten mucizenin ta kendisiyiz. Sihrimizi kullanma aracimiz ise dusuncelerimizdir. Fakat bu bahsettigim dusunce kavramina 'arac' vurgusunu yapmak isterim. Biliste tam burada devreye giriyor aslinda. Akistayken en onemli amacimiz icsel sessizlikte kalmaktir. Orada hicbir gurultu olmamalidir. Bu durum benligimizin vecd halidir. Ve boyle anlarda bir-an da aklimizda ya da hislerimizde bir isik gibi bir bilis belirir. Bu, bize tam o an ne yapmamiz gerektigini soyleyen bir ilhamdir. Ve onu yaptigimizda birseylerin huzur-unda olacagimiz hissi bizi destekler. Cunku aslinda bu sessiz dusuncesizlik aninda da gercek benin huzuruylayizdir. Denge-deyken gelen ilham kadar guzeli var midir?Ve bu yonde bastan sona attiginiz her adimda evren de sizi destekler. Ilginc bulacaginiz bir sekilde siz de zaten her an destek goreceginize eminsinizdir. Korku hicbirsekilde devreye giremez. Cunku ne dedik ? Biz her simdide zaten sevgiyi secmistik. Sevgi ilhamdir. Sevgi bilistir. Sevgi asktir. Sevgi guctur. Ve sevgi hepimizin ozudur.
-Sev-Ki
Nedir ki hayat?
Sonsuz mu? Kısa mı?
Geç kalınmış zamanlar mı?
Çalınmış anlar mı?
Kızgınlıklar mı? Nefret mi? Öfke mi?
Kıskançlık mı?
Para mı yaşamı değerli kılan?
Kaçış mı?
Başarı mı? Hırs mı?
Delice savaşmak ve hep kazanmak mıdır başarılı olmak?
Hep EN olmak mı?
Başkalarının başarısızlığında gülmesi midir yüzünün?
Aynada gördüğün boya dolu yüzün sakladığı binlerce şey mi?
Attığın çığlıklarda mı saklı yoksa her şey?
Hepsi mi bunların?
Bir parçası olmak mı elmanın?
İçinde bir an olmak mı zamanın?
Hiç biri değil mi?
Nedir ki hayat?
*özür dilerim,lütfen beni affedin,sizi seviyorum,teşekkür ederim.
Yazmak, arınmak için güzel bir araç. Sizi mutsuz eden, kıran, üzen her ne varsa dökün bir kağıt parçasına. İçinizde hiç bir şey kalmayıncaya, içiniz bomboş kalıncaya kadar yazın. Yakın sonra yazdıklarınızı. Ya da atın çöpe gitsin.
Mutlu anlarınızda da yazın, kendinizi kötü hissettiğiniz zamanlarda açın okuyun onları, mutlu olun, o ana dönün, yaşayın tekrar tekrar o anları zihninizin sahnesinde. Unutuverin sizi sıkan şey her ne ise. İçinizdeki mutluluk enerjisi çoğalacaktır.
Önce yazmanız için kaynak olacak mutluluk anlarınızı bir hatırlayın. Sonra da yazarak çoğaltın onları. Mutlu olmak için mutlu olmayı beklemeyin bir de. Zaten çokça sahip olduğunuzun farkına varın...
"Şikayet ettiğiniz yaşam, belki de bir başkasının hayalidir." Tolstoy
*özür dilerim,lütfen beni affedin,sizi seviyorum,teşekkür ederim.
Sevgiyi paylasmaya bir baskasina kucucuk bir iyilik yaparak baslayin. Bunu yalnizca kendiniz icin yaptiginizi bu verdiginiz sevginin katlanarak size geri dondugunu deneyimlediginizde anlayacaksiniz. Ama bunu muhakkak anlayacaksiniz. Ve boyle bir algi, cenneti ayaklariniza kendi yaraticiliginizla sermek demektir. Sevgi boyle bir hakikattir. Mutluluk sizden uzakta degil, cennet de oyle. Tek yapmaniz gereken kosulsuz sevmek sadece.
-Sev-Ki
“Bu dünya, yaptıklarımızın yankılanıp tekrar bize döneceÄŸi bir daÄŸdır.”
“Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın.”
-Mevlana
Hayat, insanın kendi potansiyeline ulaşabilmesi için dikkatle, incelikle, muhteşem bir zekâyla dizayn edilmiştir. Yapman gerekeni yapamıyorsan, olamıyorsan, doğamıyorsan hayat çok acıtır, anlaman için hırpalar, yorar. Seni sen yapabilmek için ne gerekirse yapmaya hazırdır.
Asla rahat bırakılmazsın.
Öylesine, anlamsız varolmazsın.
Mutluluğa saklanamazsın.
Öyleyse acına sahip çıkmalısın!
Çünkü acı, bilginin bedene inmesidir.
Bilgiyi bedene indirmeli, olman gereken şeye dönüşmelisin.
Hayat harekete geçen herkesi varması gereken yere götürür.
- Çi (Akilah Azra Kohen)
Yani “Bugün
telefon etmedi” demeden, “Åžu an nerede acaba?” diye kendi kendinizi yemeden,
“YaÅŸ günümü hatırlayacak mı acaba?” diye bir beklenti içine girmeden…
Sevdiniz mi hiç?
Onun, size ait olmadığını kabul edip, onu özgür yaşamı ile sevmeyi denediniz mi?
Yanındaki kız arkadaşına aldırmamayı öğrenip ama aldırmıyormuş gibi yapmadan, gerçekten aldırmadan,
“Bitecekse biter, bunu ben deÄŸiÅŸtiremem, beni sevmeyi bırakmasını deÄŸiÅŸtiremeyeceÄŸim gibi” diye düşünüp. Onu yersiz kıskançlıklarla boÄŸmaktan ve kendinizi yıpratmaktan vazgeçebildiniz mi hiç? Hiç beklemeden çalan bir kapıda, onu karşınızda görmek ne güzeldir, bilir misiniz?
BeklemediÄŸiniz bir anda hediye almak en sevdiÄŸinizden… Ve beklemeden gelen bir “seni seviyorum” mesajının tadına varabildiniz mi hiç? Siz istediÄŸiniz için deÄŸil, o istiyor diye yapıldı mı tüm bunlar? Ve beklentisiz sevmenin tadına bakabildiniz mi hiç? “Bugün beni hatırlamadı” yerine “Hiç beklemiyordum, senin geleceÄŸini” diyebilmek ne güzeldir oysa… Onu boÄŸmadan, kendinizi boÄŸmadan sevebilmek ne güzeldir…
Sahiplenme duygusundan uzak, sevmenin, sevilmenin tadına varabildiniz mi hiç? Yapılmamış davranışlar, söylenmemiÅŸ sevgi sözcükleri ile kendi kendinizi ask çıkmazında kaybedeceÄŸinize, Hiç beklenmeyen bir demet çiçekle mutlu oldunuz mu? Beklentisiz sevin… Ben, beklentisiz seviyorum… “Niye aranmadım” diye düşünüp kendini kendinizi yiyeceÄŸinize, hiç beklenmedik bir “Seni özledim” mesajı ile aÅŸkı yakalayın..
Beklentisiz sevin… Ben, beklentisiz seviyorum… O, sizin sevgiliniz olduÄŸu için deÄŸil. Ona tapulu maliniz gibi, çantanız, arabanız gibi davranma hakkiniz olduÄŸunu düşünmeden. Onu sevdiÄŸiniz, onun da sizi sevdiÄŸi için sevin… Sevgiye karışan “beklenti” denen illeti hemen silin aÅŸkın ak sayfalarından… Göreceksiniz ki, o zaman aÅŸk, baÅŸka bir güzel… Göreceksiniz ki, o zaman sevgili, daha bir romantik…
Göreceksiniz ki, o zaman sevmek ve sevilmenin damaklarda bıraktığı tat, yıllanmış ÅŸarap gibi, beklenti zehrine karışmadan bir baÅŸka donduruyor insanın başını… Ben, beklentisiz seviyorum… Onun nerede olduÄŸunu merak etmiyorum… “Beni bugün neden aramadı” diye geçirmiyorum içimden, aramadığı zamanlarda... GeleceÄŸe dair hayallerim de yok zaten… Ben, sevgiyi yaşıyorum… Onun yanımda olduÄŸu anlar o kadar deÄŸerli, o kadar kıymetli ki…
GerçekleÅŸmemiÅŸ ve gerçekleÅŸmeyecek beklentilerle mahvetmiyoruz o anları… Beklentisiz seviyoruz… SevdiÄŸimiz için seviyoruz…
Hayalsiz, geleceksiz, beklentisiz… Anlık seviyoruz…
Deneyin… Beklentisiz sevmeyi deneyin bir gün… Beklentilerle boÄŸduÄŸunuz aÅŸklarınıza acıyacaksınız...
-Can Dündar
“YaÅŸ günümü hatırlayacak mı acaba?” diye bir beklenti içine girmeden…
Sevdiniz mi hiç?
Onun, size ait olmadığını kabul edip, onu özgür yaşamı ile sevmeyi denediniz mi?
Yanındaki kız arkadaşına aldırmamayı öğrenip ama aldırmıyormuş gibi yapmadan, gerçekten aldırmadan,
“Bitecekse biter, bunu ben deÄŸiÅŸtiremem, beni sevmeyi bırakmasını deÄŸiÅŸtiremeyeceÄŸim gibi” diye düşünüp. Onu yersiz kıskançlıklarla boÄŸmaktan ve kendinizi yıpratmaktan vazgeçebildiniz mi hiç? Hiç beklemeden çalan bir kapıda, onu karşınızda görmek ne güzeldir, bilir misiniz?
BeklemediÄŸiniz bir anda hediye almak en sevdiÄŸinizden… Ve beklemeden gelen bir “seni seviyorum” mesajının tadına varabildiniz mi hiç? Siz istediÄŸiniz için deÄŸil, o istiyor diye yapıldı mı tüm bunlar? Ve beklentisiz sevmenin tadına bakabildiniz mi hiç? “Bugün beni hatırlamadı” yerine “Hiç beklemiyordum, senin geleceÄŸini” diyebilmek ne güzeldir oysa… Onu boÄŸmadan, kendinizi boÄŸmadan sevebilmek ne güzeldir…
Sahiplenme duygusundan uzak, sevmenin, sevilmenin tadına varabildiniz mi hiç? Yapılmamış davranışlar, söylenmemiÅŸ sevgi sözcükleri ile kendi kendinizi ask çıkmazında kaybedeceÄŸinize, Hiç beklenmeyen bir demet çiçekle mutlu oldunuz mu? Beklentisiz sevin… Ben, beklentisiz seviyorum… “Niye aranmadım” diye düşünüp kendini kendinizi yiyeceÄŸinize, hiç beklenmedik bir “Seni özledim” mesajı ile aÅŸkı yakalayın..
Beklentisiz sevin… Ben, beklentisiz seviyorum… O, sizin sevgiliniz olduÄŸu için deÄŸil. Ona tapulu maliniz gibi, çantanız, arabanız gibi davranma hakkiniz olduÄŸunu düşünmeden. Onu sevdiÄŸiniz, onun da sizi sevdiÄŸi için sevin… Sevgiye karışan “beklenti” denen illeti hemen silin aÅŸkın ak sayfalarından… Göreceksiniz ki, o zaman aÅŸk, baÅŸka bir güzel… Göreceksiniz ki, o zaman sevgili, daha bir romantik…
Göreceksiniz ki, o zaman sevmek ve sevilmenin damaklarda bıraktığı tat, yıllanmış ÅŸarap gibi, beklenti zehrine karışmadan bir baÅŸka donduruyor insanın başını… Ben, beklentisiz seviyorum… Onun nerede olduÄŸunu merak etmiyorum… “Beni bugün neden aramadı” diye geçirmiyorum içimden, aramadığı zamanlarda... GeleceÄŸe dair hayallerim de yok zaten… Ben, sevgiyi yaşıyorum… Onun yanımda olduÄŸu anlar o kadar deÄŸerli, o kadar kıymetli ki…
GerçekleÅŸmemiÅŸ ve gerçekleÅŸmeyecek beklentilerle mahvetmiyoruz o anları… Beklentisiz seviyoruz… SevdiÄŸimiz için seviyoruz…
Hayalsiz, geleceksiz, beklentisiz… Anlık seviyoruz…
Deneyin… Beklentisiz sevmeyi deneyin bir gün… Beklentilerle boÄŸduÄŸunuz aÅŸklarınıza acıyacaksınız...
-Can Dündar
SessizliÄŸi dinle.
Sessizliğin içindeki hayatın sesini duy. Huzurun sesini. Sevginin sesini.
Saf,koÅŸulsuz,sıcacık bir sevginin sesini. Sadece “ol”. Anda var “oluÅŸunu” duy.
*özür dilerim,lütfen beni affedin,sizi seviyorum,teşekkür ederim.
*özür dilerim,lütfen beni affedin,sizi seviyorum,teşekkür ederim.
- SEV-Kİ
Hayatinin sayfalarini cevirsene bastan baslayip, satir aralarinda asil gercegini farkedeceksin. Kimsin sen ? Ne icin buradasin? Daha dogrusu ey sevgili BURADA MISIN? Simdide dur, gozlerini kapat, yureginle oku. Hissettigin o yuce varlik senden baskasi olamaz. Hadi birak kendini kendi kollarina, sevgiye teslim oldugun surece dusmek yok bu alemde. Hadi gel kendimiz olalim birlikte..
Sev-Ki
Özgürlük mü istiyorsunuz, sahip oldugunuz herseyi birakin. Sahip olma arzusu sizi beklentilerinize bagimli yapar. Bir bağ ki ozgurlugun acilmaya korkan kapisi.. Uyandigimda yeni gun kulagima özgurlugu fisildadi.. Neleri mi biraktim ? Herseyi..! Once kendimi binlerce parcaya bolmem gerekti, hepsini isimsiz ve toz duman olana kadar cisimsiz biraktim. Biraktim sonra benlerimi ucan kanatlara. Nereye diye sormadim, ne yapmak istiyorlarsa yapmakta ozgurlerdi cunku parca ozgurlesmeden butunde bunu deneyimleyemezdim. Haber dahi beklemedim. Gelmeleri gerektiginde geleceklerdi ellerinde o guzel hediyeyle, ozbenliklerine.. Bugun bana asirlar otesinden sirlar seline tum benlerimden yirtilmis haberler geldi. Gun isigi bana ozgursun dedi.. Seni seviyorum Varlikta hic olan, seni seviyorum yoklugu ana bogan, seni seviyorum canlari candan kilan seni cok seviyorum...
-Sev-Ki
28.Eylül.2015 05:52 Dolunay KOÇ 04° Ay Tutulması
Ve SEN
Sustur şimdi tüm kenti...
Avuçlarına al, bak ona,
SEV! İçinden geldiği kadar...
GÖR! Görebildiğin kadar...
OlduÄŸu kadar her ÅŸey...
OlduÄŸu kadar her ÅŸey...
Düşünme, SUSTUR her ne varsa.
Tüm o sesler,gürültüler,kalabalıklar,kavgalar hepsi yok olsun.
AKSIN su gibi...izin ver! Su ol sen akan duru bir SU ol...
Ya da YILDIZ ol gökyüzünde.Sonsuzluğa uzan...
Ama deme.Bir kez olsun deme işte.Hadi bi DİLEK tut şimdi.
*özür dilerim,lütfen beni affedin,sizi seviyorum,teşekkür ederim.
Hiç var olduğunuzu
kutladınız mı? Hiç varlığınızı hissedip, sadece var olduğunuz için mutlu oldunuz mu?
Olmadıysanız bunu bir deneyin! Bütün problemlerinizi, endişelerinizi, korkularınızı
kenara ayırıp merkezinize kendinizi koyun bir anlığına bile olsa var olduğunuzu
hissedin sadece. Alıp verdiğiniz nefeslerin farkına varın. Varlığınızın nasıl
da her şeyle bağlantıda oluşuna şaşırın. Varlığınıza kaldırın düşünce
kadehlerini..tüm sevginizle..
*özür dilerim,lütfen beni affedin,sizi seviyorum,teşekkür ederim.
Sevilmek istiyorsan sev! Çünkü verdiÄŸin her ÅŸey sana geri döner. Sevilmek istiyorsan, sevilmek isteÄŸini unut, sevgi bin bir yoldan sana gelecektir. Hayat yansıtır, hayat yankılar, hayat senin hayata verdiÄŸin her ÅŸeyi geri getirir. O yüzden sevilmek istiyorsan, istemeyi ve sevilmeyi unut – o zaman sorun bu deÄŸildir. Kural basittir: Sev.
Ve dünyadaki en harika insan gibi kabul görmek istiyorsan, herkesi dünyadaki en harika insan gibi kabul etmeye başla. Aksi takdirde onların seni en harika insan olarak kabul etmelerini nasıl beklersin? Onlar da aynı yoldadır.
-Osho
İnanmazsın belki, ama bilirsin sen de en içinde.. Geçip gitmiş günlerin karanlığına şimdi geri döndüğünde, bu yalnızca orada çökmüş duranı ayağa kaldırmak için olacak. Aradığın el kendi elini bulacak. O halde tut ellerini şimdi, dokun omzuna hatta bassana kendini kendi bağrına. Yeterince özlenmedin mi sanıyorsun dışarıda aradığın sevgi uğruna ? İçinde yanmaya hazır bir ruh var dinle özlemini yalnızca.. Sonrasında bil ki; ruhundan şelaleler taşacak, küçük bir yangın okyanuslarla son bulacak..
-SEV-Kİ
İzin ver, düslerin bulussun bir tabloda. Ayni gokyuzune baktigini gör. Binbir renkli farklilikla. Sevgi ol, aşk ol ve beni yak'ala. Ancak o zaman bir-an da var olabliriz. Ve birlesmek oluruz varlikla. Bu mevcudiyet ortakligi, tum bilinclere aydinlik olur, inan sabrına. Ne dersin sevgili inanmak oluruz belki sonunda..
-Sev-Ki
-Sev-Ki
Dans etmeyi bilmiyorum ki deme.Kapat gözlerini.Kendini müziÄŸe bırak.Gittikçe güzelleÅŸecektir adımların.Kendi ritmini bulacaktır dansın.Müzik yok ki deme.Müzik her zaman vardır.Yeter ki dinle.Hem bir daha aynı ÅŸarkı çalmaz belki yaÅŸam fm’de.Kimbilir.
Hoş geldin Eylül.En güzel şarkılarını çal bize.Dansımız iyileşsin.
Şu anda olanla dans et. OLANI KABUL ET; olan hoşuna gitse de gitmese de. Olanı kabul ettiğinde her an en iyi andır. İşte bu aydınlamadır.(Nil gün)
*özür dilerim,lütfen beni affedin,sizi seviyorum,teşekkür ederim.


















